İstanbul öyle bir şehir ki sadece taşı toprağı altın demek doğru olmaz. Boğazı, boğazın incisi Kız Kulesi, insanı, tarihi ve tarihi mekanları ve daha nicesi ile altın bir şehir.

Birçok imparatorluğun ve devletin sahip olmak için ordularını feda ettiği o güzel şehir İstanbul.

guzel-sehir-istanbul

Sultanahmet Camii, Ayasafoya, Galata Kulesi, Rumeli ve Anadolu Hisarı, Topkapı Sarayı ve daha nicesi ile gezmeye doyamayacağınız bir şehirden bahsediyoruz.

 

Şehirden öte tarihin ne denli olaylara sahip olduğunun en büyük kanıtı olan İstanbul’u anlatmaya bence zaman yetmeyecektir.

Çok okumak ile çok gezmek arasında kararsız kalanların İstanbul için söyleyeceği ortak şey İstanbul’u okumak yerine gezmenin daha güzel olacağıdır.

 

İstanbul anlatmak bitmez ama en azından bu yazımızdan sizlere birşeyler anlatacaz.

 

  • İstanbul, Orta Çağ’dan bu yana sayısız devlet ve imparatorluğun fethetmek için mücadele ettiği bir şehirdir.
  • Bu fetihlerin en büyük sebebi ise jeopolitik konumudur.
  • 16 yüzyıl boyunca başkentlik yapan bu şehir 1000 yıl boyunca Bizanslıların, 50 yıl boyunca Latinlerin ve son 600 yıl boyunca ise Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli şehri olmuştur.
  • Bu kadar devletin başkenti olmak da Avrupa’nın en kalabalık şehri olan İstanbul’un haliyle çok sayıda tarihî eser ile kültür mirası içermesini sağlamıştır.

 

Bunlardan önemli olanları ise Ayasofya, Sultanahmet Cami, Kız Kulesi ve Kız Kulesi’dir.

 

 

  • Başta Ayasofya ile başlayacak olursak eğer iki büyük dine ve devlete hizmet eden Ayasofya 1000 yıl boyunca, Sevilla Katedrali inşa edilene kadar, dünyanın en büyük katedrali olarak hizmet etmiştir.
  • Özellikle geniş kubbesi ve mimari yapısı ile dikkatleri çeken Ayasofya’yı Bizanslılar “dünyada mimari anlayışı değiştiren yapı” olarak tanımlamışlardır.
  • 1453 yılında İstanbul’un Osmanlı sınırlarına dahil olmasından sonra Fatih Sultan Mehmet tarafınan camiye çevrilen Ayasofya, 1935 yılından günümüze kadar müze olarak kullanılmaktadır.
  • 532 yılında başlayan inşası 5 yıl sürmüştür.
  • Latince tam ismi “Ναός της Αγίας του Θεού Σοφίας” yani “Tanrı’nın Kutsal Bilgeliğinin Tapınağı” olan Ayasofya’nın adı bize Bizans döneminden kalan Hagia Sophia’dan gelmiştir.
  • Hagia Sophia da Kutsal Bilgelik demektir. Dünyanın en eski katedrali olan Ayasofya’nın kemerli, tonozlu ve yarım kubbeli yapısı, büyük kubbenin tüm yapı tarafından rahatlıkla taşınmasını sağlamıştır.
  • Ancak bu ağırlığı bir süre sonra taşıyamayan yapı birçok defa restore edilmiştir.

 

Son büyük restorasyonu Osmanlı dönemine yapılmıştır. İçinde Hz. İsa ve Hz. Meryem başta olmak üzere Hristiyanlıkla ilgili çok sayıda mozaik bulunmaktadır.

 

istanbul-rehber

 

  • Ayasofya’dan sonra Ayasofya ile amaçları farklı olsa da aynı görkeme sahip Sultanahmet veya diğer ismi ile Mavi Cami’ye geçecek olursak, Mimar Sinan’ın öğrencisi Sedefkar Mehmed Ağa tarafından yapılan cami 1609 yılında yapılmaya başlamış ve inşası 7 yıl sürmüştür.
  • Bu caminin Mavi Cami olarak anılmasının nedeni ise kubbenin iç yüzü ve caminin iç duvarlarında kullanılan 20.000’i aşkın mavi renkli İznik çinileriyle süslenmesidir.
  • Sultanahmet Camii 200’den fazla cam ile aydınlatılmaktadır.
  • Eğer ki külliye olarak düşünülürse Türkiye’nin en büyük yapısıdır ve Türkiye’nin ilk 6 minareli camisidir.
  • Kubbenin boyutu 23.5 metre ve kubbenin uç noktasının yerden yüksekliği 43 metredir.

 

İstanbul, tarih bakımından öyle çok yere sahiptir ki bunların hepsi karaya sığmamış diyebiliriz. Bunu dememizdeki sebep ise hüzünlü bir hikayesi olan Kız Kulesi’dir.

istanbul-kiz-kulesi

  • Kız Kulesi hem efsanevi hem de tarihi bir geçmişe sahip ve İstanbul’un yaşadıklarını boğazdan seyretmiş bir yapıdır.
  • Zamanla karadan kopan bu adacık üç devlet için de önemli amaçlara hizmet etmiştir.
  • Tarihi hikayesine bakacak olursak eğer, M.Ö 410 yılına komutan Alkibiades tarafınan boğazdan geçen gemi trafiğini kontrol etmek amacıyla Sarayburnu ile bu adacık arasına zincir çekilir ve bu adacığa, geçen gemilerden vergi alınması için ilk kule inşa edilir.
  • Zamanla yıkılan bu kuleden sonra 1110 yılında Roma döneminde diğer kule Manuel Comnenos tarafından inşa ettirilir.
  • Topkapı sahiline de diğer kuleyi yaptıran ve M.Ö olduğu gibi yine zincir çekilen bu kısım sayesinde Romalılar da boğaz geçişlerinden vergi almışlardır.
  • Bizans döneminde ise Fatih Sultan Mehmet’in fethini önlemek amacıyla Venedik’ten gelen filonun üslendiği bir nokta olmuştur. İstanbul’un fethinden sonra da Osmanlı döneminde başta savunma amacıyla yardım etmiştir.
  • Ancak bir süre sonra bu durum gösterilerde top atışları yapılması için kullanılan bir alana dönüşmesiyle son bulmuştur. Ayrıca bu noktaya, etrafındaki suyun sığ olduğunu belirtmek amacıyla bir fener yapılmıştır.

 

Kız Kulesi’nin efsanesine değinecek olursak eğer bu efsaneye Kız Kalesinde’de rastlarız.

  • Efsaneye göre bir imparatorun kızı olur ve kahin ise imparatora kızının 18. yaş gününde zehirlenerek öleceğini söyler.
  • Bu durumdan korkan imparator, kızını korumak amacıyla bu adacığa bir kule yaptırır ve kızını buraya getirir.
  • Ancak kahinin sözleri çıkar ve 18. yaş gününde imparator, kızına meyveler götürmek için yola çıkarken sepetin içinde bir engerek girer.
  • İmparator adaya vardığında engerek yılanı da kızı zehirler ve kızı orada hayatını kaybeder. Bundan dolayı da ismi Kız Kulesi (Maiden’s Tower) olmuştur.

 

Böyle önemli mekanların yanı sıra İstanbul’da küçükten büyüğe 1000’i aşkın tarihi eser bulunmaktadır.

 

İstanbul hem eski hem de modern tarihin harman olduğu en güzel şehirlerden birisidir ve birçok şairin, adına şiirler yazdığı bir şehir olmuştur.

 

İstanbul’u  anlata anlata bitiremeyiz elbette ama  daha yakından tanımak istiyorsanız mutlaka ziyaret etmelisiniz.

 

Görüşlerinizi Belirtiniz