Yunanistan Adaları, tarihi, mitolojisi ve tatil mekanları ile bilinen ülke. Birçok uygarlığın yapıtaşları olan felsefe, aritmetik, siyaset, edebiyat ve nice bilimsel/sanatsal faaliyete ev sahipliği yapan bir yerdir Yunanistan.

 

Tarihten çok sayıda iz taşıyan ve iklimi ile de yaz kış güzel bir havası olan Yunanistan, bu özellikleri sayesinde çok sayıda turist çeken bir ülke.

 

Girit, Rodos, Kiklad, Atina, İyonya Adaları gibi eşsiz yerleri barındıran Yunanistan’ı özellikle yaz aylarında mutlaka gezmelisiniz.

yunanistan-gezi-rehberi

Şayet Yunanistan’a uğrayacak olursanız her yeri gezecek süreniz pek olmayacaktır.

  • Çünkü her karışında tarihten bir iz vardır.
  • Mitolojik, siyasi ve bilimsel çok sayıda izin bulunduğu Yunanistan ilk olarak Girit adasına uğramak en doğru seçim olacaktır. Bu seçimin sebebi ise yaşadığı talihsizlikler.
  • Sürekli olarak savaş, yıkım ve isyan gören bu adayı ele geçiren herkes kendilerinden birer parça bırakmış. Osmanlı, Bizanslılar, Araplar, Venedikliler,Romalılar, Yunanlar, Almanlar ve daha nicesi burada bulunmuş.
  • Adeta bir kültür cümbüşü gibi her türlü tarihsel iz var.
  • Girit’in tarihsel yönünden dolayı çok sayıda gezecek yer vardır. Bunlardan en önemlisi Kandiye’dir (Heraklion). Girit’in başkenti de olan Kandiye’de Aslanlar Meydanı, bu meydanın yanında camiden çevrilen St. Titus Kilisesi ve Venedik Kalesi önemli yerlerden bazılarıdır.
  • Mimarisi ile cami olduğunu gösteren kilise, Girit’in Osmanlılar’ın elinden çıkmasından sonra kiliseye çevrilmiştir. Bu kiliseden sonra her ne kadar küçük görünse de her santimi büyük bir özenle kullanılmış Venedik Kalesi’nin her bir odasında tarihi tekrar yaşayacaksınız.
  • Tabi Venedik Kalesi’nden sonra isterseniz antik kent olan Knossos’u veya 19. yy sonlarında, Kandiye’nin koruyucusu St. Minas için inşa edilen Agios Minas Katedrali’ni ziyaret edebilirsiniz.
  • Bizim önerimiz katedrale göz gezdirdikten sonra Knossos’u görmeniz; çünkü burada antik tarihe dair çok şey göreceksiniz.

yunanistan-tarihi-yerler

 

Girit’ten başka neler var diyorsanız Rodos bunların başında gelir.

  • Dünyanın yedi harikasından birisi olan Rodos Heykeli burada bulunmaktadır. Şu anda kendisinden eser kalmasa da yerine dikilen iki sütun şimdilik bu devasa heykeli hatırlatmaktadır.
  • Rodos Heykeli’nin 32 metre yüksekliğinde olduğu ve Zeus’un oğlu Helios’a şükranlarını sunmak isteyen halkın yaptığı düşünülmektedir.
  • Mimari yapısı ve malzeme bakımından bu biraz imkansız gelse de heykelin bazı kalıntıları müzede sergilenmektedir.
  • Limanın girişinde bulunan bu heykelin altından geçenlerin kutsandığı düşünülmektedir.
  • Bu heykelden sonra Rodos Büyük Üstadlar Sarayı’nı da mutlaka görmeniz gerekir. Rodos’un en yüksek noktasına inşa edilen bu yapı en önemli eserlerden birisidir.
  • Antik ve Ortaçağ açısından önemli bilgiler sunan bu saray, sadece soylu olduğunu kanıtlayan kişilerin katılabildiği Rodos Şövalyeleri’nin günümüze kadar gelen dönemde kalelere şekil veren mimari düşüncelerini konuşturdukları bir yapıdır.

 

yunanistan rehber

Rodos’tan sonra, adını şeklinden alan daire biçimindeki Kiklad Adaları (Cyclades) mutlaka ziyaret noktanız olmalıdır.

  • Mitolojiye göre devlerin arasındaki savaştan kalan bu şahane eser içinde büyüklü küçüklü çok sayıda ada bulundurmaktadır.
  • Dış görünüşü birbirine benze de her adanın kendine ait bir karakteristik özelliği vardır. Kiklad Adaları arasında ise birçok kişiye göre Paros Adası’dır.
  • Kireçle boyanan evlerin beyazı ve denizin mavisinin bakmaya doyamayacağınız eşsiz bir manzara oluşturduğu bu adada Kelebekler Vadisi’nin büyülü havası içinde kaybolabilir, renkli plajlarda denizin keyfini çıkarabilir ve Parikia’da ışıltılı gecelerin içinde hediyelik eşya dükkanından kafelerine kadar dilediğiniz yerleri gezerek rahatlayabilirsiniz.

 

yunanistan-atina-rehber

 

Sözü fazla uzatmadan Kiklad Adaları’ndan sonra Yunanistan’ın başkenti olan Atina’ya getirmek istiyorum.

 

  • Çok sayıda tarihi esere ev sahipliği yapan ve mitolojinin başkenti olan Atina’da Atina Akropolisi gibi UNESCO Dünya Mirası listesine giren eşsiz bir hisarı ziyaret edebilirsiniz.
  • İsmini Yunan tanrıçası Athena’dan alan bu şehir Eski Yunan medeniyetinin kalbidir. Akropolis’in kelime anlamı Yunanca’da “yukarıda bulunan şehir” olarak geçmektedir.
  • Eski Yunan medeniyetinde her şehrin yakınındaki tepeye yapılan bu akropolisler mitolojinin en yoğun bir şekilde hissedildiği mekanlardır.
  • Atina Akropolisi de içindeki devasa tapınak olan Parthenon ile bilinmektedir. Tanrıça Athena için yapılan bu tapınağın yapımı 9 yıl ve değişiklikleri de 6 yıl sürmüştür.
  • Dış kısmı, heykeltraşlığın ulaşabileceği en son nokta olarak düşünülmektedir. Parthenon’un bu güzelliğine doyamadan ayrılırken sizi burada, bazı etkinlikler için halen kullanılan Herodes Atticus Tiyatrosu karşılar.
  • Tabi ki bu tiyatro da birçok antik yapı gibi zamanla yıpranmıştır. Ancak önemini halen korumaktadır.

 

Acıkmanız durumunda Atina’nın en meşhur caddesi olan Ermous Caddesi, açlığınızı gidermek ve alışveriş ihtiyacınızı karşılamak için en ideal yerdir.

Ermou Caddesi ve caddenin sonundaki Stygma meydanı ile kendinizi İstanbul’un İstiklal Caddesi ile Taksim Meydanı’nda geziyormuş gibi hissedebilirsiniz.

 

yunanistanda-ne-yenir

 

Yunanistan’da karnınız acıktığında tüketebileceğiniz çok sayıda yemek vardır.

  • Tabi her adanın kendine has bir lezzeti olsa da ortak lezzetleri sıralayacak olursak ünlü Yunan salatası horiatiki ile başlayabilirsiniz.
  • Çoban salatasına göre bazı ek malzemeler içeren bu salata olmazsa olmazlardandır. Et ürünleri ilgimi çeker diyorsanız “kleftiko” dediğimiz kuzu kebabı, adından da anlaşılacağı üzere yuvarlak bir köfte olan “yuvarlakia” ve sebze tüketmeyi sevenler için karışık sebzelerin fırında pişirilmesi ile yapılan Briam tercihiniz olmalıdır.
  • Sulu yemek arıyorsanız mutlaka bileceğiniz bir tat olan Fakes, yani sirke ve beyaz peynirli servis edilen mercimek çorbası ve balık çorbası olan Kakavia yemeğe başlamak için idealdir.
  • Tatlı neler var diyorsanız da lokum tatlısının Yunanistan’daki karşılığı olan Loukomades ve kadayıfın da Yunan akrabası Kadaifi bu konuda ihtiyacınızı karşılayacaktır.
  • Ayrıca tartışmalara konu olan ve Türkiye’deki hamura göre daha kalın olup şerbetine bal ile gül suyu eklenen “Baklava” da denenmesi gereken tatlılardan birisidir.

 

Yunanistan her mevsim ayrı bir güzeldir ancak kafanızı dinlemek ve masrafları azaltmak istiyorsanız yaz mevsiminin sonları, özellikle Eylül – Ekim ayları çok güzel olacaktır.

Ne olur ne olmaz diyerek yanınıza rüzgardan koruyacak kıyafetleri de almanızı öneririz. İyi tatiller

Görüşlerinizi Belirtiniz