Türkiye, hem turistik hem kültürel hem de tarihsel açıdan ziyaret edilecek çok sayıda yere sahiptir. Özellikle ilk zamanlardan beri birçok toplumun yerleştiği ve her toprağından tarihin aktığı bir ülke olan Türkiye’de her şehrin kendine has bir tarihi mutlaka vardır. Tabi bunların sayısı değişebilir.Karadeniz de tarih bakımından eski zamanlardan beri birçok imparatorluk ve devletin ilgilendiği yerlerden birisidir.Konumu, toprağı, iklimi ve denizi sayesinde çok sayıda iş sektörüne sahiplik eden Karadeniz’de bazı yerler diğerlerine nazaran daha çok ilgi çeker. Bunlardan birisi de Safranbolu desek yeridir.

 

 

Safranbolu’nun birkaç ismi daha vardır. Bunlar: Zalifre ve Taraklıboru’dur. İsminin kökeni ise Yunanca’dan gelmektedir.

 

Yunanca karşılığı ilk zamanlarda Theodoroupolis olan, sonradan Saframpolis isimini alan bu ilçe, zamanla Safranbolu olarak anılmaya başlanmıştır.

 

2016 anketlerine göre 64.000 nüfuslu bu ilçede kayıtlı olan yaklaşık 1008 tarihi mekan vardır. Bu mekanların önemli olanları camiler, müzeler, çeşmeler ve hamamlardır. Tabi ki tarihi evlerini saymadan olmaz.

 

Safranbolu’nun ismini aldığı yerlerden birisi de bu yöreye özgü ve yükte hafif pahada ağır olan Safran bitkisinden gelmektedir.

Gramı 15 TL gibi bir ücretle satılan safranın 1 gramı bile 100 kilo suyu tek başına boyamaya yetebilir.

Yemekler ayrı bir renk ve eşsiz aroması sayesinde de ayrı bir tat veren Safran’ın yeri sofralarda bambaşkadır.

 

Peki Safranbolu’da neler vardır?

Karadeniz’in İncilerinden Birisi: Safranbolu

  • Dünya Miras Listesi’nde yer alan Türkiye sınırları içinde bulunan 9 yerden birisi olan Safranbolu’nun ünlenmesinden en önemli unsurlardan birisi evleridir.
  • Bu evler eski zamanlardan kalmakla birlikte mimari yapısı ve depreme dayanıklılığı ile büyük ilgi çekmektedir.
  • Ayrıca Tarihi Cinci Hamamı, Cinci Han, Tokatlı Kanyon, Eski Çarşı ve yeni olsa da manzarası ile ilgi çeken kristal teras, Safranbolu’ya olan ilginin artmasının en büyük sebeplerinden birisidir.

 

  • Safranbolu denince akla gelen ilk şeyin evleri olmasından dolayı evlere ağırlık vermek gerekir.
  • Bu evler 18 ve 19. yüzyıl Osmanlı toplumunun sosyal yaşantısı hakkında büyük bilgiler vermektedir.
  • Haremlik selamlık evleri, misafire özel kapı tokmakları ve çıkıntılı üst katları ile birlikte yerleşim yapısı sayesinde başka evlerde yaşayanların manzarası kapanmamaktadır.
  • Böylece istediğiniz evde sorunsuz yaşayabilirsiniz.

 

  • Bu evlerin genel yapısı taştan yapılan alt kat ve ahşaptan yapılan üst kat şeklindedir.
  • Bu evler çok sayıda kişinin kalabileceği şekildedir.
  • Genellikle ilk katlarda hayat dediğimiz eve ait ve dışarıdan görünmeyen bahçeler veya hayvanların yaşadığı alan olarak kullanılmakta, üst katlar ise ailelerin rahatça yaşayabileceği şekilde yapılmıştır.
  • Bu evlerde misafirin erkek veya kadın olması durumunda çalabilecekleri iki tokmak vardır.
  • Bunlardan birisi tok ses çıkarırken diğeri daha ince bir ses çıkarmaktadır. Bu sayede ev halkı gelenin erkek veya kadın olmasını anlayıp ona göre aile fertlerinden birisinin kapıya bakmasını sağlamaktadır.

 

  • Bu evlerde mahremiyete büyük önem verildiği için duvarlar yüksek olmakla birlikte dışarıya sesin gitmesini önlemek için bazılarında havuz yapılmıştır.
  • Eski zamanlarda haliyle soğutma cihazları olmadığı için besinleri soğuk tutmak amacıyla soğuk kilerler yapılmıştır.
  • Sokaklar ise arnavut kaldırımı olmakla bile günümüzde aktif kullanılmasına rağmen halen dayanıklılığını korumaktadır. Arnavut kaldırımı yapısı sayesinde Karadeniz bölgesinin yamaçlı yapısında sel oluşması ihtimalini en aza indirmiştir.

 

Safranbolu sadece evlerden ibaret değildir.

 

safranbolu saat kulesi

 

  • Eski saat kulesi ve hamamları da ilgi çekmektedir.
  • Saat kulesi 18. yüzyılın sonlarına doğru yapılmış ve 1998-99 yılları arasında restore edilmiştir.
  • 12 metre uzunluğunda kare yapılı bu saat kulesinin çatısı dışındaki tüm kısımları taştan yapılmıştır.

 

  • Cinci Han ise Safranbolu’nun aslında ekonomik gücü ve konumu hakkında önemli bilgiler vermektedir.
  • Cinci Han’ın ismi de yaptıran Cinci Hoca’dan gelmektedir.
  • Osmanlı padişahı Sultan İbrahim’i tedavi etmesi sonucu ünlenmiştir ve bu fırsattan istifade ederek Osmanlı’da büyük rol oynamıştır.Bu sayede çok zengin olmuştur. Safranbolu’da doğduğu için burada kendi adına bir han yaptırmıştır.

 

Safranbolu hakkında tarihi yerlerinin yanında yöresel yemekleri nelerdir bir bakalım.

 

safranbolu simidi

 

Safranbolu’nun yemeklerinden önce simidinden bahsetmek gerekir.

  • Çünkü bu simit bildiğimiz diğer simitlere göre susamsız yapılmaktadır.
  • Susamsız olması sayesinde kahvaltıların vazgeçilmesi haline gelen bu simidin tadı diğer simitlere göre daha güzeldir.

 

Bunun yanında bizde cevizli erişte olarak adlandırılabilecek cevizli yayım da Safranbolu’nun yöresel yemeklerinden birisidir.

  • Bu yemeğin yanında bükme pide de önemli rol oynar. Kapalı pidenin içine ıspanak veya peynir konulabilir.
  • Tabi ki bazı yerler bunun farklı harclı hallerini de yapmaktadır.

 

Safranbolu’nun yine bildiğimiz ama tanıyamadığımız yemeklerinden birisi de peruhidir.

  • Mantı olarak bilinse de tadı ve şekli farklıdır.
  • İçinde keş denilen peynir (kurutulmuş yoğurttan yapılan peynir) kullanılan bu mantı da damaklarda ayrı bir tat bırakmaktadır.

 

safranbolu kuyu kebabı

 

Safranbolu’da sadece sebzeli yemekler yoktur.

  • Kuyu ve orman kebabı da ayrı bir yere sahiptir.
  • Özelllikle kuyu kebabı yüksek sabır isteyen ama sabrın sonunda size “beklediğime değdi” dedirten bir lezzettir.
  • İsminden de anlaşılacağı üzere kuzu etinin derin bir kuyuda uzun süre tüm halde pişirilmesinin ardından domates, biber ve baharatla süslenmesiyle yapılan bir yemektir.

 

Safranbolu’nun mevsimi de konumu ile anlaşılabilir. Genellikle yağmurlu bir havanın hakim olduğu Safranbolu’ya giderken şemsiyesiz çıkmak, turistler için sorun oluşturacak durumlara sebep olabilir.

 

Siz siz olun, Karadeniz’i şemsiyesiz gezmeyin. İyi yolculuklar…

 

Görüşlerinizi Belirtiniz